Memur-Sen Adıyaman İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Şube Başkanı Mehmet Demir, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik başlattığı savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Demir, söz konusu savaşın uzun vadeli bir planın parçası olarak bölgeyi istikrarsızlaştırmayı hedeflediğini belirterek sert tepki gösterdi.
Ortadoğu'nun emperyalist emeller doğrultusunda bir çatışma alanına dönüştürülmeye çalışıldığını ifade eden Demir, "İsrail–ABD emperyal ekseninin İran'a yönelik başlattıkları bu savaş, uzun vadeli bir planın parçası olarak bölgeyi ateş çemberine dönüştürme ve istikrarsızlaştırma amacını taşımaktadır. Hiçbir somut gerekçesi olmayan bu saldırılar nedeniyle çok sayıda masum sivil hayatını kaybetmiştir. Bu nedenle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş ahlaksız, hukuksuz, gayrı meşrudur ve kabul edilemezdir" dedi.
Savaşın temel amacının bölge ülkelerini ekonomik ve askeri olarak zayıflatmak olduğunu dile getiren Demir, söz konusu çatışmaların nihai hedefinin bölgesel bir savaşı tetiklemek olduğunu savundu. Demir, ABD–İsrail ittifakının politikalarının bölgedeki devletler ve toplumlar açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Siyonizmin Müslüman halklar arasında bir bölgesel savaş başlatma planlarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Demir, bu süreçte siyasetçiler, medya kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin sorumlu bir dil kullanmasının önemine vurgu yaptı.
Demir, İran'ın kendisine yönelik saldırılara karşılık vermesinin meşru bir hak olduğunu ancak bu süreçte bölgesel bir savaşı tetikleyecek söylem ve eylemlerden kaçınılması gerektiğini de dile getirerek, sivillerin hedef alınmasının uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu söyledi.
Sivil yerleşim alanları, üretim tesisleri, su altyapısı ve uluslararası deniz yollarının hedef alınmasının ciddi insani sonuçlar doğurduğunu belirten Demir, kadınlar, çocuklar, işçiler ve sağlık çalışanlarının hayatını kaybetmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti.
Memur-Sen olarak uluslararası topluma çağrıda bulunan Demir, "Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumu, İslam İşbirliği Teşkilatı'nı ve bölge ülkelerini harekete geçmeye davet ediyoruz. Uluslararası hukukun işletilmesi, savaş suçlarının izlenmesi ve sorumluların cezalandırılması, sivil kayıpların önlenmesi ve bu gayrı meşru savaşın sona erdirilmesi için tüm taraflar sorumluluk almalıdır" dedi.