“Din’in /Mezhep-Tarikat-Cemaat/Hakikati Nedir”
Din,Allah’ın Cebrail vasıtasıyla peygamberlerine gönderdiği- emir ve yasaklarından müteşekkil- ilahi mesajı kur’anın( insanı muhatap aldığı/ bir kurtuluş reçetesidir ,ki amacı da;İnsanların ahlakını tamamlayarak,her iki dünyasını da mamur,mazbut, makbul ve müreffeh kılmak Ve onu-eşref-i mahlukat payesine-ulaştırmaktır..
Öyle de..
Din, madem ki insanların- ahlak ve amelini tamamlayan-bir kurtuluş reçetesidir, o halde-onun;Her insanın ruhuna /fıtratına-bünyesine-ahlak ve ameline-uygun,olarak sosyal ve kültürel hayat alanını da düzenlemek-ikame ve idame etmek-üzere,dinsel ihtiyaçlarını- arz ve talebini-karşılayacak seçeneksel bir imkan sunması gerekir,ki bu değişik hayat şartlarından kaynaklanan, birbirinden az/çok farklı olabilen dinsel arz ve taleplerden dolayı da karşımıza(Din alanında kalmakla beraber)dinlerin yapısından kaynaklanan-olgusal bir gerçek olarak insanlar tarafından-farklı algılama,anlama ve yorumlama biçimleri olan; Mezhepler,Tarikatlar Ve Cemaatler-oluşturulmuştur,ki bu da doğal olarak din’le beraber-din’den beslenen Mezhep,Tarikat,Cemaatlere karşı hem /özel bir merak ve rağbet,hem de/genel bir tartışma başlatmıştır..
Çünkü..
Din,toplumların kabul görmüş genel /ortak hayat biçimleri-sosyal,kültürel algı,fikir ve alışkanlıkları-üstüne doğarak-ikame ve idame edilmek üzere-onu;Yüce Allah’ın kesin doğru ve değişmez/İlahi mesajıyla-Emir Ve Yasaklarıyla-tedavi ve irşat edip iyileştirmek, faydalı ve yararlı kılmak ya da kökten değiştirerek-Beşeriyete-sunmak amacıyla indirilmiştir,ki doğal olarak-merak ve rağbet görmeye ve tartışmaya-da açıktır..Zira,merak ve rağbet görmeyen,ilgi ve alaka uyandırmayan ve üstünde fikir ve düşünce beyan edilmeyen,tartışılmayan hiç bir şeyi anlamak,yorumlamak ve ona kalıcı bir anlam yüklemek asla mümkün değildir! Din’i, merak edilmez,düşünülmez, ilgi ve alaka duyulmaz,yaklaşılmaz,dokunulmaz ve tartışılmaz kılmak;Şüphesiz ki Dine karşı yapılan en büyük bir saygısızlık,vicdansızlık,hakaret ve cinayettir..
Bu manada...
Ben dini, insanların her türlü ruhsal ve bedensel gıda ihtiyacını karşılamak üzere çok büyük,güçlü,kudretli ve azametli bir irade(akıl ve izan, ilim ve irfan,imkan ve ihsan) sahibi ve ol deyince olduran eşsiz/benzersiz bir sanat(Yetenek,ehliyet ve emniyet) sahibi ve çok müşfik,rahman,rahim,merhamet(acıma,esirgeme,kollama/korumak) sahibi ve sınırsız bir rızık Ve erdem(cömert,ikram/inam)sahibi hami bir bahçıvanın eliyle (Allah tarafından)hazırlanmış-çok büyük(kapsamlı,verimli,bakımlı, görkemli, bol ve çok çeşitli ağaçlarla,çiçeklerle kuşlarla,böceklerle ve her türlü nebatatla donanımlı mahur,mazbut/makbul bir bahçeye ve Mezhep,Tarikat Ve Cemaatleri de,bu bol nimetli,sahipli,bakımlı,korumalı,görkemli bahçedeki tatlı,lezzetli,faydalı ve yararlı meyvelere benzetirim,ki;Herkes-Bahçeye zarar vermeden- Fıtratına,sosyal ahlak/adabına uygun gördüğü her meşru/makbul nimetten-Meyveden-beslenebilir..
Bana göre..
Din ile mezhep,tarikat ve Cemaatlerin ilgi ve alaka dengesi böyle bir türevdir,başka bir deyişle;Mezhepler,Tarikatlar Ve Cemaatler-Dinin-alt türevleridir,ancak-dinin kati ve değişmez mesaj alanında kaldıkları müddetçe-makbul ve meşrudurlar..
Evet böyle olması gerekir;Ancak..
“Mezhepler,Tarikatlar ve,Cemaatler” elbet İslam dininin özünde,ruhunda-ana kulvarında kalması gereken;Çok zengin,yararlı,açıklayıcı-Şartlara göre HAYATI Ve İBADETLERİ de kolaylaştırıcı,onu teyit edici destekleyici ve Ortama uygun; Farklı algılama,anlama, yorumlama, anlamlandırma biçimleridir; Kendinde/kendi özünde kaldıkça da bir problem yoktur,lakin ne yazık ki bazen/kimi insanlar onu asli özünden/kökünden anlam ve manasından ve asıl /mesajından,kopararak-kendi fani dünyalarının imkan ve ikbaline payanda yaparak-saptıyor,zedeliyor-çözümsüz problemlerin-oluşmasına da sebep olabiliyorlar..”.
Ve o zaman da!
“Dinin/Hak türevleri olan-Gerçek mezheplerin,tarikat Ve Cemaatlerin yerine; Türedilerin/Sahte Dinlerinden beslenen-Sahte mezhep,tarikat ve Cemaatleri ikame ve idame edilip/arza sunularak-insanları da-Hak dininden saptırıyor..”
Bu da,ister/istemez..
“Hakkın Dininden beslenen- dinin alt türevleri olan-gerçek Mezhepler,Tarikat Ve Cemaatler mi,yoksa Sapkın/Nahak’ın-Sahte dininden beslenen-Türedi mezhep, Tarikat Ve Cemaatler mi? Sorusunu gündeme oturtuyor..”
Sanıyorum ki!
Bugün,İslam aleminin karşı-karşıya kaldığı ve acil çözüm bekleyen en büyük bir açmazı da;Din,mezhep,Tarikat Ve Cemaatlerle ilgili olan, bu asla kabul edilemez problem olsa gerek..
Ancak..
Ne yazık ki!Şimdilik bu problem hiç kimseyi pek ilgilendirmiyor olacak ki;İslam ümmeti beldeleriyle beraber yıllardan beri bu anlaşılmaz yapıların derin kaos ve kabusuyla da iç/içe yaşayarak-insanını bedbin ve perişan ettiriyor.
Sadece bu mu?.
Değil elbet!
Bir buna,batı emperyalizminin izafe ederek yüklediği;anlamsız,yersiz bir İslamo/fobi yani İslam korkusu yakıştırması var;Evrensel mesajıyla insanlığa barış ve kardeşlik iklimini sunan yüce İslam dini korkulacak bir din mi oldu şimdi ve neden?
Evet..
Belki buna makul bir cevap vermek gerekir,ki bu evrensel din;acaba-neden, nasıl, ne zaman,nerde,niçin,kim ve ne adına ve kimler tarafından,kimin ihmal istismar ve istimaliyle/Batı alemini böylesine korkutup/Kaçırtacak bir din haline getirildi?
Aslında bunun cevabı bellidir;Herkes de çok iyi biliyor!
Ancak..
Kimse üstüne almıyor, hiç bir İslam ülkesi asla tınmıyor,oralı olmuyor ki;Cevabını da verebilsin-Herkes topu birbirine atmaktan başak bir şey yapmıyor!
Mesela..
Kimse Yeni Zelanda’dan hiç bir ibret almayacak mı-çünkü;Geçmişte gafletten Gözü dönmüş -Batılı Bir cani tarafından-Cuma namazında bir camiye yapılan hunharca saldırıyla katledilen 50 masum Müslüman’dan dolayı?
Peki..
Bu Batılı cani acaba neden zıvanadan çıktı da, böylesine kin ve nefret dolu bu katliamı gerçekleştirdi;Acaba bunun altında nasıl bir intikamın önlenemez ruh halinin tatmin infilakı yatıyor,ki gözünü hiç kırpmadan yaptı ve videoya alarak tüm dünyaya da servis etti-dersiniz?
Bu vahşinin yaptığı vahşetinin nedeni-acaba; Bizim Müslümanlar olarak henüz kendimizi bilemememiz, yeterince dünyaya ifade edemememiz, tanıtamamamız mi, yoksa dışımızdaki gayrimüslim dünyanın bizi yeterince(Dinimizle beraber) bilememesi, anlayamaması ve tanıyamaması mı?
Peki..
Yöneticileriyle halkının çoğunluğu Müslüman olmayan Yeni Zelanda, başta devlet Başkanları olmak üzere acaba neden-Ülkesindeki bir camide katledilen 50 masum/Müslüman’dan dolayı-yol ve medyalara çıkarak-büyük bir şefkat ve tevazu ile-Biz de Müslüman’ız diyerek o olayı zem ve telin etti-dersiniz;Hiçbir din ve inancı düşünmeden-sadece insana olan saygılarından dolayı olabilir mi?
O halde..
Biz Müslümanlar neden bunu yapmıyor ve yapamıyoruz;Mesela ülkemizdeki Suudi Arabistan Konsolosluğunda-Kendi Prensinin emriyle-hunharca ve de hayasızca-katledilen Suudi vatandaşı-Cemal KAŞIKÇI için Biz de meydanlara çıkamaz mıydık,bir iki söz söyleyerek-Bu vahşeti lanetleyemez miydik?
Çünkü..
Bu,sadece bir gazeteciye-Cemal KAŞIKÇI’YA-karşı yapılan hain bir saldırının ötesinde,aynı zamanda;Ülkemize karşı da girişilen çok onur kırıcı,yıpratıcı,kasti bir ülkesel hak ihmal ve ihlalinin de eylem biçimi değil miydi ki-sessiz kaldık?
Her neyse!!
Gerçek din ve türevleriyle,sahte/sanal din ve türedi türevlerinden ve onu kendi imkan ve ikballerine payanda yapan/Din BEZİGANLARINDAN bahsediyorduk..
Eğer!
Çevrenizde yaşayan bir-mezhep tarikat ve cemaat-önderini maddeten zenginleştiğini şeref(mal/mülk,makam/mansıp,unvan/itibar)peşinden koştuğunu görürseniz-bilin ki;O ve Onun meslek ve meşrebi gerçek din’den-ahkam ve ahlakından-sapmıştır, Ona asla ve kat'a yaklaşmayın (itibar ve iltifat)etmeyin,Onu adam etmeye gücünüz yetmiyorsa(Buğz Ve Zem) edin ve Ondan-insanları uzak tutmaya çalışın!
Çünkü .
Bunu yapanlar, sadece kendilerine-ailelerine ve yandaşlarına-değil,başta yüce İslam dini ile onun Hak kelamı/Mesajı-Kuranından beslenen Mezhep,Tarikat -Cemaatlerin de yanlış/eksik ve hatalı anlaşılmasına, yorumlanmasına sebep oldukları/olacakları için;Bütün dünya insanına ve insanlığa da çok büyük ve telafisi zor zararlar verirler..
Sanıyorum ki!
Bugün İslam aleminin içinde bulunduğu sosyal ve ahlaki- kaos ve kabus-açmazının da yegane müsebbip sorumlusu;Din,Mezhep ve Tarikatlar değil,belki-şahsi ve farklı fikir,duruş ve eylem- biçimlerini dinin(Mezhep Ve Tarikatların)yerine ikame ve idame ederek,dünyalarına dayanak yaparak,onunla-insanları da aldatıp-kandırarak onların sırtından hayatlarını-imar,inşa,ihya ederek-sürdüren bu ahlaksız/dinsiz/imansız/
gafil ve nankör güruhla-Onlara göz yuman- ilimsiz/Alimlerle ilgisiz/Yöneticilerdir.
SON/SÖZ;
-Hak dinin türevleri,Kurandan beslenen gerçek Mezhep, Tarikat Ve Cemaatler mi?
Yoksa!
-Batıl dinin türedi ahlak ve amelinden beslenen sahte/TÜREDİ Mezheplerle Tarikat Ve Cemaatler mi?
Biri selam, sevgi,şefkat,saadet,rahmet ve bereketi,diğeri elem,illet, zulüm, şiddet,zahmet ve felaketi doğurur! Akıl ve izan Sizin, nefs ve heva Sizin;Karar Sizin..
Sevgilerimle..

