Ramazan YAVUZ


Hayat, Anladığında Güzelleşir

Hayat, Anladığında Güzelleşir


Hayat çoğu zaman hızla akıp giden bir telaş gibi gelir insana. Günler birbirini kovalar, zaman fark edilmeden geçer. Oysa hayatın özü, koşturmada değil; durup sevmekte, işitmekte, hissetmekte ve anlamakta saklıdır.

İnsan gençken daha çok konuşur, daha az dinler. Daha çok ister, daha az şükreder. Zaman geçtikçe fark eder ki hayat; yüksek seslerde değil, küçük anlarda gizlidir. Bir bakışta, bir selamda, bir sessizlikte… İşitmek yalnızca kulakla değil, kalple olur. Hissetmek ise başına geleni değil, başına gelenin sende bıraktığı izi anlamaktır.

Sevmek, hayatın en sade ama en güçlü eylemidir. Karşılık beklemeden sevebildiğinde hafifler insan. Anlamak ise sabır ister. Herkesin hikâyesinin kendine özgü olduğunu kabullenmeyi gerektirir. Belki de bu yüzden insan, hayatı hemen değil; zamanla anlar.

Hayat, büyük hedeflerden çok küçük anlarla güzeldir. Bir çayın buharında, bir dost sesinde, bir çocuğun gülüşünde… İnsan yaşadıkça öğrenir: Mutluluk, sürekli bir hâl değil; yakalanan kısa ama anlamlı anlardır.

Sonunda şunu fark ederiz: Hayat bize ne verdiyse değil, bizim onu nasıl hissettiğimiz önemlidir. Sevdiğimiz, işittiğimiz, anladığımız ölçüde güzeldir hayat. Ve insan, bunu ancak zamanla öğrenir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?