Ramazan YAVUZ


Hesap Günü Gerçeği

Hesap Günü Gerçeği


İnsan, çoğu zaman yaptığıyla yüzleşmeyeceğini zanneder. Gücüne, makamına, servetine ya da etrafındaki sessizliğe güvenerek attığı adımların yanına kâr kalacağını düşünür. Oysa hayat, zannedildiği kadar başıboş değildir. Görülmeyen bir terazisi, şaşmayan bir hesabı vardır.

Unutulmamalıdır ki bu dünyada yapılan hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Söylenen her söz, atılan her adım, alınan her karar bir iz bırakır. Kimi zaman vicdanda, kimi zaman toplumun hafızasında, kimi zaman da kaderin satır aralarında… İnsan unutur, zaman unutturur; fakat ilahi adalet unutmaz.

Bugün güçlü olanın yarın hesap vermeyeceğini kim söyleyebilir? Makamlar geçicidir, alkışlar susar, kalabalıklar dağılır. Geriye yalnızca yapılanlar kalır. İyilik de kalır, kötülük de. Bir yetimin duası da kalır, bir mazlumun ahı da.

Ahiret inancı, insanı sorumluluk sahibi yapar. Çünkü bilir ki görünmeyen bir mahkeme vardır ve o mahkemenin hakimi mutlak adalet sahibidir. Orada ne torpil işler ne de dünyevi güçler fayda sağlar. Ne eksik ne fazla… Herkes yaptığının karşılığını tastamam alır.

Bu yüzden mesele yalnızca bugün kazanmak değildir. Mesele, yarın yüz akıyla durabilmektir. Vicdan terazisi şaşmayanlar için korkulacak bir hesap yoktur. Ama bilerek haksızlık edenler, adaleti çiğneyenler ve kul hakkını hafife alanlar için asıl hesap henüz görülmemiştir.

Yaratan, yapılanın da yapılmayanın da hesabını sorar. İşte bu bilinç, insanı hem diri tutmalı hem de adaletli olmaya sevk etmelidir. Çünkü asıl olan, geçici dünyanın değil; ebedi hayatın terazisidir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?