Ramazan YAVUZ


İşin Başı İnsan

İşin Başı İnsan


Hayatta pek çok iş yarım kalır, pek çoğu da hiç umulmadık şekilde biter. Çoğu zaman suç şartlarda, imkânlarda ya da “nasip” denen belirsiz kavramda aranır. Oysa mesele çoğu zaman çok daha baştadır: İşe kimlerle başladığımızda.

Bir işin kaderini, atılan ilk adım belirler. Ama o adım kadar, o adımı kiminle attığımız da belirleyicidir. Yanlış ya da uygun olmayan kişilerle başlanan işler, iyi niyetle yola çıkılsa bile çoğu zaman istenmeyen sonuçlarla biter. Çünkü yol uzundur; niyet yolda sınanır, karakter ortaya çıkar, sabır tükenir. İşte o zaman insan, baştaki tercihlerinin bedelini öder.

Bu yüzden istişare bir formalite değil, bir zorunluluktur. Sadece “fikrini almış olmak” için değil; gerçekten duymak, tartmak ve gerekiyorsa geri adım atmak için yapılmalıdır. İstişare, insanın kendi hevesine fren, kör noktasına aynadır. Aceleyi yavaşlatır, hatayı erkenden gösterir.

Ne yazık ki çoğu zaman “ben bilirim” kolaycılığına sığınılır. Oysa insan tek başına yanılmaya daha yakındır. Bir başkasının tecrübesi, bizim yaşamak zorunda kalacağımız bir hatayı bize önceden anlatabilir. Ama dinlemek de bir erdem ister.

Sonuçta şunu kabul etmek gerekir: Başlangıçta yapılan yanlış tercihler, ileride yaşanacak büyük hayal kırıklıklarının sessiz habercisidir. Bu yüzden her işin başında insan, her anlamda istişare şarttır. Çünkü sağlam sonuçlar, sağlam başlangıçlardan doğar.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?