Bize ne oldu böyle Hacı?
Kırağı düştü yüreğimize zemheri sabahı,
Parmak uçlarımız üşüdü önce,
Umut damarlarımızdan çekildi gitti.
Kurban olduğum,
Bir ses duydum yemin ediyorum sana aitti,
Ya da evvelden içime işleyen sesindi,
Senindi, senindi, sendin bedir diyen,
Bir daha demedin kurban olduğum,
Durdum başında, her gece vakti,
Aklına düsersem burdayım Hacı,
Biliyorum illa ki düşünmüşsündür beni,
Sen aklımdan hiç çıkmadın ki,
Kaç gece oldu saymadım, kurban olduğum.
Sen demek bile zül gelir bana,
Canımdan öte candın ne oldu sana,
İkimiz öldük sen orda, ben burada,
Arkana bakmadan gittin, kurban olduğum.
Kim derdi ki bir ağıda kıvılcım olacak bu resim,
Biliyor musun hala sen kokar nefesim,
Her açılıp kapandığında kirpiklerim,
Gülümsüyorsun bana kurban olduğum.
Hiç ağlamadım, hıçkırıklarımı yuttum,
Görmesin istedim sen diye yanında durduğum,
Bastım bastırdım bandım içime,
Bu hüznümü mazur gör, kurban olduğum.
Senden sonrada bırakan oldu,
Dayanamadı erkenden soldu,
Sol yanım Mehmetlerle doldu,
Evet oda öldü kurban olduğum.
Zaman zehir, mekan zehir, ekmek zehir,
Aklım zehir, fikrim zehir, beni boğacak bu zikir,
Sizi alıp götüren nurdan o nehir,
Bir yudum vermedi bana kurban olduğum.
Talha’ da ayağını kaybetmiş dedi mele Tahir,
Elif kolunu, Ömer sağını solunu,
Hangi birini saysam kalmamış zahir,
Hangi yana dönsem çıkmaz, kurban olduğum.
Biliyorum mesut bahtiyar olduğunu,
Topladın gittin beş yavrunu,
Ben de iyiyim biliyorsun durumumu,
Ama özlüyorum kurban olduğum.
Sana doğmamış güneş beni de ısıtmıyor,
Titriyorum hala en çok ta parmak uçlarım,
Sen üşüdükten sonra ben hiç ısınamadım,
Buluşmak üzere kurban olduğum.
#kırıkcankoleksiyonum
#depremşiirleri

