Ramazan YAVUZ


Sevginin Ocağında

Sevginin Ocağında


Toplumları ayakta tutan yalnızca kurallar, yasalar ya da sınırlar değildir. Asıl güç, insanların kalplerinde taşıdığı sevgi, saygı ve muhabbetten doğar. Yüzyıllardır Anadolu’nun kültüründe yankılanan bir deyiş bunu çok güzel anlatır: “Sevgi muhabbet kaynar yanan ocağımızda…” Bu sözler aslında bir yaşam felsefesinin özüdür.

Sevginin hâkim olduğu bir yerde kırgınlıklar uzun süre yaşayamaz. İnsanlar birbirine kulak verir, anlamaya çalışır ve aynı sofrada buluşmanın değerini bilir. Böyle bir ortamda tıpkı deyişte anlatıldığı gibi “bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda.” Yani sevgi çoğaldıkça hayatın güzellikleri de çoğalır.

Bugün dünyanın birçok yerinde insanlar hırs, rekabet ve öfke içinde birbirinden uzaklaşırken, Anadolu’nun kadim sözleri bize başka bir yol gösterir. “Hırslar kinler yok olur aşkla meydanımızda” dizesi, aslında insanın içindeki karanlığı aşabileceğini hatırlatır. Çünkü gerçek güç, başkalarını yenmekte değil; öfkeyi sevgiyle dönüştürebilmektedir.

Belki de bu yüzden son dize en güçlü mesajı verir: “Aslanlarla ceylanlar dosttur kucağımızda.” Doğada birbirine düşman olan iki varlığın dostluğu, insanların da farklılıklarına rağmen barış içinde yaşayabileceğinin sembolüdür. Dilimiz, inancımız, düşüncemiz farklı olabilir; fakat aynı insanlık paydasında buluşabiliriz.

Bugün ihtiyacımız olan şey tam da budur: Daha fazla sevgi, daha fazla anlayış ve daha fazla muhabbet. Çünkü sevginin kaynadığı bir ocakta kimse yabancı değildir. Ve belki de gerçek huzur, tam olarak böyle bir ocağın etrafında toplanabildiğimiz gün başlayacaktır.

Yorum SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?