Yeni bir yılın eşiğindeyiz. Takvimler değişirken çoğu zaman dileklerimizi yeniliyor, hedeflerimizi sıralıyoruz. Ancak asıl önemli olan, bu değişimin hayatımıza ne kadar yansıdığıdır. Çünkü yeni bir yıl, sadece rakamların değişmesi değil; insanın kendisiyle yüzleşmesi için sunulmuş önemli bir fırsattır.
Bu süreç, kalan ömrümüzü Rabbimizin rızasını kazandıracak iyi ve güzel işlerle donatma kararlılığını yeniden gözden geçirme zamanıdır. İnsan olmanın beraberinde getirdiği şerefli sorumluluk, bize emanet edilen hayatın ve imkânların bilinciyle yaşamayı zorunlu kılar. Hesap gününün yakınlığını unutmadan geçirilen her gün, hayatımıza anlam ve istikamet kazandırır.
Zaman, insana verilen en kıymetli nimetlerden biridir. Ne var ki çoğu zaman boş ve faydasız işlerle heba edilir. Oysa her an, hatalardan dönmek; yanlışları terk etmek için yeni bir imkândır. İbadetleri çoğaltmak, hayır ve hasenata yönelmek, sadece bireysel bir kazanç değil, toplumsal bir iyileşmenin de kapısını aralar.
Eğer bu bilinçle yaşanırsa, ömrümüzün her yılı bizim için gerçek bir başlangıç olur. Her yıl, yeni bir milat; her gün, yeni bir umut demektir. Yeni yılın, hayatımızda daha fazla sorumluluk, daha fazla iyilik ve daha fazla anlam üretmesine vesile olması dileğiyle.

