Bedir YAMAN


YİNESKİ ADIYAMAN (İkinci Halin İmkansızlığı)

YİNESKİ ADIYAMAN (İkinci Halin İmkansızlığı)


Felaketin en acısını yaşayan şehirlerden olan Acıyamanımız inşa ediliyor. Şehir planlayıcısı, mimar, mühendis değilim. Bir yapı, bina,yol nasıl inşa edilir pek bilmem. Öğretmenim, sosyoloji okudum, yirmi yıl oldu psikolojik danışmanlık yapıyorum.

Hepsinden önemlisi Adıyamanlıyım ve avucumun içidir Adıyaman. Binaenaleyh nasıl bir şehre ihtiyaç duyulduğunu çok iyi biliyorum.

Okuduğum, gördüğüm, dinlediğim kadarı ile güzel şehrim, her halin mümkün olduğu dünyada, ikinci halin imkansızlığını yaşıyor.

Yıkılan evlerin yerine Zey ve Örenli bölgelerinde yirmi bine yakın konut yapılıyor eyvallah. Ya ihtiyaç duyulan geri kalan kırk bin hane? Onlarda yerinde dönüşüm marifeti ile bir şekilde yapılmaya çalışılacaktır. Evet yapılacaktır en geç üç beş yıl sonra şehirde herkesin kira veya maliki olarak oturabileceği bir evi olur elbette.

Olsun inşallah ancak eve en acil ihtiyacı olan biri olarak salt barınma odaklı evler yapılsın ve bu mantıkla bir şehir inşa edilsin istemiyorum. Eski Adıyaman yeni evlerle inşa edilen yenilenmiş eski Adıyaman olmasın.

Yaşanabilir ve belki de çoğu zaman daha az külfet ile sosyolojisini, yaşam kültürünü, şehir ekolojisini ve ekonomisini normal düzeye taşıyacak çalışmalar yapılabilir ve yapılsın.

Yeniden inşa edilen  Adıyaman’a bazı sorular sorulsun evet cevaplarına uygun inşa edilsin şehir. Sakinlerinin güven ve felaha dair bozulan psikolojilerinin düzelmesine ve huzuruna katkı sağlayacak mı şehir?

Örneğin İki yüze aşkın kişinin vefat ettiği bir sitenin veya 3 kişinin vefat ettiği binanın yerine yapılan evlerde oturabilecek mi şehirlim?  Ya da orta hasarlı olup güçlendirilen binalarda oturanlar, yeni binalarda oturanlara hadi iyisiniz mi diyecekler?

Peki ya yakınlarını kaybedenler o sokaklardan her geçtiğinde bak yavrum burda falan kesimiz öldü dedirtmeye devam edecek mi şehir? Veya depremin protez kullanmak zorunda bıraktığı yakınlarımız şehrin hangi yolunu, hangi yapısını kullanabilecek?

Ha keza tedavileri ve protez işlemleri için kaç sefer Antep, Maraş, İstanbul ve Ankara'ya gitmek zorunda kalacaklar? Her gidip geldiklerinde orada neler neler yapılmış mı diyecekler? Ya da kendisine Zey bölgesinde   18.blok 4.kat daire verilen Abuzer emmi protez ayağı ile nasıl varacak, nasıl çıkacak evine?

- Ne demek istiyorsun hoca efendi? Adıyaman taşınsın mı? Bu kadar kamu kurumu, bu kadar arsa, bu kadar sağlam bina terk mi edilsin? 
Hayır tabi ki. Böyle bir şeyi düşünmek arız bir haldir.

Ben şehrin şehirde yaşayacak olanların ihtiyaçlarına göre hatta ve hatta sonraki nesillerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde inşa ve ihya edilmesinden bahsediyorum.

Şehir öyle inşa edilmeli ki artık çıkmaz sokaklar olmamalı mesela, sokaklar cadde gibi, caddeler bulvar gibi, bulvarlar, çevre yolu gibi, çevre yolları çevre yolları gibi olmalı.

Bisiklet, scoter, tekerlekli sandalye yolları olmalı mesela. Dört kişilik bir ailenin yan yana yürüyebileceği kaldırımları olmalı örneğin. Kaldırım ortasında reklam panosu, otobüs durağı, üst geçit ayağı olmamalı artık. Yatay mimari ile inşa edilen kamu kurumları olmalı. Doğu'da ve Batıda iki hastane olmalı örneğin. Trafiğe kapalı bir çarşısı olmalı artık, karşıdan karşıya geçerken çarşıda koşmak zorunda kalmamalı. Yürürken insanlar boğulmamalı.

Sel baskınları tamamen çözülmeli artık. Temiz suyu olmalı hakeza.

İş alanları olmalı artık. Özellikle inşaat ile ilgili her sektörün fabrikaları olmalı, iş adamları teşvik ve takip edilmeli değil mi? Çalışmalı bu şehir, üretmeli, deprem görmemiş şehirlere örnek teşkil edecek Adıyaman’a özgü ve Adıyamanlı ’ya özgün bir şeyleri olmalı gayrı.

Kahvehaneler mesai saati dışında ve pazar günleri hariç fullenmemeli değil mi? Düşünün ailece gidecek yeriniz yok, ailecek yürüyeceğiniz yol yok. Sanat-Kültür-Düşünce atölyeleri olmalı vesair? Üzerine şiirler yazılabilecek şiirsel mekanları olmalı bir iki. Müzesi, Bilim Merkezi ve gidelim görelim denilecek bir iki yeri olmalı bu şehrin. Eğitim alanında lokomotif olacak kurum ve birimleri olmalı, olanlar çalıştırılmalı.

Sağlık hizmetleri 800 binlik bir nüfusa hizmet edebilecek kapasitede olmalı.Velhasıl şehir inşa edilirken kafa yormalı sözü kıymetli olanlar ve imzası yol açanlar.

Harıl harıl komisyonlar çalışmalı, sonra kepçeler, iş makinaları ve işçiler…
İkinci halin mümkün olduğuna inanılmalı artık Adıyaman'ın sahipleri. Bürokrasi, siyaset, hükümetin, hepimizin imtihandır Adıyaman. Bir sınıf tekrarını daha kaldıramaz bu şehir...
Görüşmek dileği ile.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?