Ramazan YAVUZ

Tarih: 26.02.2026 10:39

Atamızdan Ne Öğrendik?

Facebook Twitter Linked-in

“Biz atamızdan dostluğu, samimiyeti, birlikteliği ve satmamayı öğrendik” sözü, sıradan bir cümle değildir. Bu ifade, bir hayat felsefesinin, bir ahlak anlayışının ve bir duruşun özetidir.

Bizim geleneğimizde dostluk çıkarla ölçülmez. Zor gününde yanında olmadığın insanın, iyi gününde gölgesinde duramazsın. Çünkü dostluk; omuz omuza verilen mücadelede, paylaşılan ekmekte, birlikte edilen duada anlam kazanır.

Samimiyet ise bizim mayamızdır. Gösterişe, sahte tebessümlere, rüzgâra göre yön değiştiren ilişkilere benzemez. İçtenlik, olduğu gibi görünmek ve göründüğü gibi olmaktır. Atalarımız bize iki yüzlü olmayı değil, özü sözü bir olmayı öğretti.

Birliktelik de öyle… Aynı hedefe yürüyebilme iradesidir. Fikir ayrılıkları olabilir; ama mesele memleket olduğunda, mesele değerler olduğunda yan yana durabilmektir. Birlik; sadece kalabalık olmak değil, aynı yürekte buluşabilmektir.

Ve belki de en önemlisi: Satmamayı öğrendik. Değerlerimizi, dostlarımızı, inancımızı, davamızı… Makam için, para için, alkış için yol arkadaşını yarı yolda bırakmamayı öğrendik. Zor zamanlarda saf değiştirmemeyi, menfaat uğruna dün söylediklerini inkâr etmemeyi öğrendik.

Çünkü biliriz ki insanı güçlü yapan makamı değil, karakteridir. Kalabalıklar değil, ilkeleridir.

Bugün dönüp baktığımızda, bize bırakılan en kıymetli mirasın mal mülk değil; duruş olduğunu görüyoruz. Dostluğu koruyan, samimiyeti yücelten, birlikten güç alan ve asla satmayan bir duruş…

Mesele tam da budur: Kimden geldiğimizi unutmadan, ne öğrendiğimizi hatırlayarak yürümek.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —